Yörem Güncel

                          

Kocakovacık ve Ankaralı Ayşe meselesi

Kocakovacık ve Ankaralı Ayşe meselesi
Avatar
Yunus Emre Coşan( yunusemrecosan@gmail.com )
1.711 okuma
10 Haziran 2019 - 19:37

Kocakovacık Keles’in ve Bursa’nın hiç kuşkusuz en başarılı, en faal köylerinden biri. KÖYDER ile Bursa’da ve ülke çapında gururumuz olmaya devam ediyorlar.

Hatta bir köy derneğinin altından kalkamayacağı işlere de imza atıyorlar. Bursa’da belediyelerin başı sıkıştığında akla gelen birkaç dernekten biri.

Bugünlerde ise yağmurda, soğukta sahip çıkıp 17.’sini düzenledikleri Yayla şöleni ve hayrı ile gündemdeler.

Ramazan Bayramı’nın 3. Günü güzel bir etkinliğe imza attılar. Çoluk, çocuk ailecek yöresel kıyafetlerle, folklor oyunlarıyla bir araya gelerek kıskandıran bir bayram yaşadılar.

İnsanımızın birbirini yediği bir dönemde yaylalarına, köylerine yine sahip çıktılar. Yöresel öğelerin dışında –geçen yıl ertelenen organizasyonla- ülke çapında ün yapmış bir şarkıcıyı da Kocakovacık yaylasında misafir ettiler. Mesele de amiyane tabirle buradan patlak verdi.

Bütün bir emek hiçe sayılıp sanki sadece mesele Ankaralı Ayşe’ymiş gibi değişik bir algı oluştu. Derneğin yıllardır yaptığı kültür geceleri, aile şenlikleri, Barış Manço Kültür Merkezi’nin dar geldiği etkinlikler, hayırlar, yayla buluşmaları, köye sahip çıkma çabaları, Bursa’daki faaliyetleri neredeyse güme gitti, ağır eleştirilere maruz kaldı. Keles Bebeği’ni, folklorunu, İngiltere’nin Manchester kentinde 12 Ocak 2010’da düzenlenen gecede tanıtma çabalarını da haberleştirdiğim gibi bu insanların emeklerini de yakından biliyorum.

Yine bazı sözleri söylerken Kocakovacık’ı görmek, insanını da tanımak lazım.

Topraklarına nasıl sahip çıktılarını bilmemek, iyi kötü tarımın ve hayvancılığın da yapıldığını görmeden “Ankaralı Ayşe’yi dinlediler” diye üzerilerine çullanmak üzücüdür.

Hele hele bunu yörenin en önde gelen adamları yapıyorsa bu düşündürücüdür.

Kabul edelim ki Kocakovacık popüler bir dernek, vurunca ses çıkar.
İrfan Tatlıoğlu’nun yanında Kocakovacık bir güçtür mesela, aylık çıra geceleri Bursa’da artık bir markadır. Şehitler çeşmesi henüz hiçbir köyümüzde yoktur. 30 kişinin parasını ödeyip dernek bütçesinden harcamadan festival yapması kimsenin harcı değildir. Bunu şarkı dinlemeye indirmek yapılan hayrı hasenatı görmemek ise sıkıntılı bir durumdur. Her şeye rağmen hayvancılığın da, tarımın da yapılmaya çalışıldığı ender köylerimizden biridir.

Şimdi sormak lazım, ben de Ankaralı Ayşe’yi dinledim hatta Kocayayla Şöleni’ne geldiğinde sunuculuğunu yaptım, üretimden; hayvancılıktan vaz mı geçmiş olduk? Ya da tarımın, hayvancılığın köylerimizde bitme noktasında olması, köy nüfuslarımızın azalması Ankaralı Ayşe dinleyenlerin suçu mu? Patatesi de Kocakovacıklılar mı getirdi Suriye’den?

Çoğu köyümüzde kültürel yıpranmayı ve oyun figürlerimizin bozulma seyrini izlediğinizde Kocakovacık için hala bu işin piri diyebiliriz. Türküleriyle, yemekleriyle, geleneksel yaşamıyla, insan kaynağıyla sözümüze söz olmaya devam ediyorlar. Belki zamanı geldiğinde yöresel bir festival özelliği ile turizme de büyük katkı verecekler.

Ben de birkaç kez Kocakovacık’ın Kocayayla adını verdikleri yaylada bulundum. Köyün değeri Süleyman Cavlı yazısı orada yazıldı. Milletvekilleri, belediye başkanları ve hatta şu an acımasız serzenişlerde bulunan “KÖY-DER’in arzulu ve istekli çalışmaları diğer köy derneklerinin gelişimi açısından önem arz etmektedir” diyen dönemin Dağder Başkanvekilleri de o yaylada bulundu. O zaman iyiydi de şimdi mi tu kaka? Hasılı, sevgili okur. Sapla samanı karıştırmamak lazım. Bir şarkıcı için birbirimizi ve insanımızı kırmaya değmez. Kim neyi istiyorsa dinlesin. Gelsin yöremizi tanısın festivallerimizi şenlendirsin. İnsanımız eğlensin. Zaten yeterince emeğinin karşılığını alamayan, zor koşullarda çalışan yüzü asık hemşehrimiz var. Bir de onların yüzünü biz ekşitmeyelim.

İlk karşılaştığımızda Kocakovacık’ın Ahmet ağası, Ahmet Targıl ağabeyimle beraber aşağıdan, güvende gibi oyunlarımızı oynadıktan sonra kendisini tebrik edeceğim… Sadece onu mu Mustafa Ferikleri, Hüseyin Sağdıç’ları, Mustafa Toğuşları… Emeği geçen herkesi… Sayelerinde yazı da yazmış oldum. Hürmetler efendim. Bir arkadaşın dediği gibi demek ki daha büyük faaliyetler yapma zamanı da gelmiş. Bir tanesinin bile hakkı ödenmez…     

Kızılay Web Banner 336X280

Yörem Güncel Gazetesi 2009 - 2019

istanbul escort porno izle